5 Adımda Başarısız Olduğumuzda Ne Yapmalıyız?

Katarsis nedir? Katarsis ne demektir?
Katarsis Nedir ve Nasıl Yaşantılanır?
11 Ekim 2016
Sünnetin Psikolojik Etkileri
Erkek Çocuklarında Sünnetin Psikolojik Etkileri Nelerdir?
27 Ekim 2016

Başarısız Olduğumuzda Neler Yapmalıyız?

Başarı gibi başarısızlık da hayatın bir parçası. Başarısızlık; kimi zaman geçici bir tökezleme, duygusal bir çöküş, bir kaybediş olarak deneyimlenebilir. Her nasıl olursa olsun başarısızlık genel anlamıyla acı verici bir deneyimdir. Çoğu zaman bu durumu kendimize bile itiraf etmekten kaçınırız. Bu kaçışlar sonucunda ağrılarımız günden güne artarken içimizdeki çatışmalar da o oranda büyür.

Bu yazıda başarısız olduğumuzda neler yapmalıyız, 5 adımda açıkladık.

1-  Olayların nedenlerini araştırın.

Olayların nedenini araştırın.Gerçekleri araştırın. Sizi başarısızlığa sürükleyen nedenleri açığa çıkarmaya çalışın. Bu başta acı verici bir süreç olabilir; ancak iyileşebilmek için bu süreci gerçekleştirmek gerekir. Yalanlar sizi karanlıkta tutar. Bu nedenle durumunuzu iyi yöne çevirmek için kendinize karşı dürüst olun. Çoğu insan süslü sözcükler ve sevimli hikayelerle bu durumu hafifletmeye çalışır. Ancak bu şekilde davranmak acıyı biraz daha ertelemekten başka bir işe yaramaz. Bu da içsel çatışmayı artırır.

 

Örneğin, verdiğiniz  finansal kararlar haftalık para biriktirme düzeyinizde azalmaya neden oluyorsa bu durum hakkında kendinize karşı dürüst olun. “Dört ay sonra durum bundan çok daha iyi olacak.” gibi erteleyici tesellilerle kendinizi kandırmaya çalışmayın. Bu durum sizinle ilgili değilmiş gibi görünmek, hiçbir şey olmamış gibi davranmak sizin lehinize değildir. Bu sadece problemin daha da büyümesine yol açar. Sonunda da olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hale gelir ve kendinizi içinden bir türlü kurtulamadığınız bir çıkmazın içinde bulursunuz.

2-  Kendinize karşı şeffaf olun.

Kendinize karşı şeffaf olun.Kendinize karşı şeffaf olun. Şeffaflık bir zorunluluktur. Bir hata meydana geldiğinde hem kendinize hem de başkalarına karşı bağışlayıcı davranın. Ancak bu bağışlayıcı tavırdan da mutlaka dersler çıkarın. Hatalarınızı en aza indirmek için gayret gösterin. Bu kendinizi aşırı derece eleştirmek anlamına gelmemeli, aksine daha ziyade kendinize karşı dürüst bir tutum sergilemek amacınız olmalıdır. Bir iş görüşmesine gidip reddedildiğinizde, “İşe girememem tamamen işverenin hatası.” demek yerine sizin bu durumdaki rolünüz ne olabilir diye düşünün. Bu duruma farklı açılardan bakmayı deneyin. Süreçte neyin yanlış gittiğini dair kendinize dürüstçe sorun. Belki de sizi tökezleten durum hiç hata yapmadığına inanan üslubunuzdur.

Aynı soruları sorunlu olan ilişkilerinizi çözümlemek adına da sorabilirsiniz. Çatışma yaratan sorunların derinine inmek problemli olan ilişkileri çözümlemede yardımcı olacaktır.

Kendinizi bir daha bu konumda görmek istemiyorsanız mutlaka ve mutlaka kendinize karşı şeffaf olarak net değerlendirmeler yapmalısınız. Eksikliklerinizi görmezden geldiğiniz ve onları tamamlama yoluna gitmediğiniz sürece ilerleme kaydedemezsiniz.

3-  Acıyı hissedebilmek için kendinize izin verin.

Acıyı hissetmenize izin verin.Acıyı hissedebilmek adına kendinize izin verin. Bir hata yaptığımızda veya başarısızlığa uğradığımızda acı hissederiz. Ama aynı zamanda başarısızlıkla gelen acıyı bastırmak içi arayışlarımız da sürer. Bazı insanlar da acı duymamak için çabalıyor. Acının eleştirinin sonunda gelen ve  iyileşmeyi sağlayan bir hediye olduğunu bilin. Acı çekmek güçsüzlük demek değildir.

Kaynağına inmeden acıyı hızlıca örtbas etmek istediğinizde iyileşmek için kendinize şans vermemiş olursunuz. İyileşebilmeniz için öncelikle acınızı tanımanız gerekir. Başarısızlık acı vericidir; ancak bu acıyı atlatıp iyileşebilmek de mümkündür.

Bazen bir romantik ilişki biter ve ilişkiyi bitiren kişi bir zaman sonra başka biriyle beraberliğe başlar. Aynı kişilik sizden farklı bir kişiyle hayatına devam eder. Bu nasıl olabiliyor? Bu kişi acılarını anlamak ve bu yolla iyileşmek yerine bu süreçten başka bir kişinin varlığı sayesinde çıkmıştır. Daha doğrusu bu süreci yaşayıp ders almamıştır. Çünkü acının yaşanabilmesi için de zamana ihtiyaç vardır. Dolayısıyla yine aynı süreçler yaşanacak ve aynı acılar tecrübe edilecektir.

Birçok makale ve kitapta duygusal acıyla empati kurmanın zorunluluğu üzerinde durulur. Acının anlamını aramak ve onun bir amaca bağlı olmasını sağlamak gerektiği üzerine vurgu yapılır. Daha büyük bir anlam bulmak için de elbette acıyı üzerinizden atmanız gerekir. Bu da belli bir süre o acıyla vakit geçirdikten sonra ancak gerçekleşebilir.

4-  Hayata karşı açık olun.

Hayata karşı açık olun.Hayattan daha büyük dersler alabilmek için açık olmanız gerekir. Hayatın gönüllü öğrencisi olmak son derece önemlidir. Hayatta her şeyden emin olur ve daha öğrenecek bir şeyinizin kalmadığını düşünürseniz bu son derece yanlış bir tutum olacaktır. Bu tavır aynı hataları defalarca yinelemenize yol açar. Yeni durumlar için yeni yollar keşfetmek başarının anahtarıdır.

Sizi küçük düşürdüğünü düşündüğünüz bir durumdan ders çıkarın. Bilmediklerinizin farkında olun. Sonsuz bilginin var olduğu dünyada açıklarınız olduğunda bundan sıkıntı duymayın. Aksine hem kendinizle hem de dünyayla bilmediğiniz bir şey keşfettiğinizde, bunu değişmek ve gelişmek için bir fırsat olarak değerlendirin. En büyük öğretmen olan hayatın kendisi size daha fazla şey öğretmek için hazırda bekliyor. Algılarınızı tamamen bu yönde açarsanız bir sonraki tanıştığınız kişi sizin öğrenme yolundaki rehberiniz olabilir.

Değişime açık olun5-  Değişime istekli olun.

Değişime istekli olun. Bu konuda söylenmiş en güzel sözlerden biri Mahatma Gandhi’den gelmiştir: “Dünyada görmek istediğiniz değişim kendinizde vuku bulsun.” Bu söz değişim hakkında söylenmiş sözlerin belki de en etkileyicisi. Bazen hayatlarımızda istediğimiz değişimleri yapamadığımızı düşünebiliriz. Ancak unutulmamalıdır ki değişim her seviyede mümkündür. Yani değişime en başta kendinden ve bir yerden başlamak en doğru yöntem olacaktır. Çünkü en iyi değişim kendi içimizden gelen aydınlanmayla gerçekleşen değişim olur.

Yazar: Psk. Eda Erdivanlı

Facebook Yorumları
Eda Erdivanlı
Eda Erdivanlı
2012 yılında girdiğim İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2016 yılında mezun oldum. Küçük Şeyler Anaokulu Suadiye Şubesi'nde 4 yaş grubu çocuklarla gönüllü olarak çalıştım. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki stajımı 2015 yılında tamamladım. Lisans hayatımın son yılında Gelincik Çocukevi'nde gönüllü olarak 5 yaş grubu çocuklarla ilgilendim. Tiyatro ve edebiyat hevesle ilgilendiğim alanlardır. Şu anda Pavlov's Partner'de stajyer olarak çalışmakta ve yüksek lisansa hazırlanmaktayım.

1 Comment

  1. Kaan özbek dedi ki:

    Eda Hanım çok güzel bir toparlama olmuş ellerinize sağlık.
    Kendini geliştirmek isteyen biri için güzel bir çıkış yolu ve kılavuz olabilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.