“Bir Psikoloğa Gitsem mi?” Psikoterapiye Gitmemek Için Üretilen Sebepler -1

MBA Başvuru Süreci Nasıl Daha İyi Yönetilir?
MBA Programlarına Başvuru Süreci Nasıl Daha İyi Yönetilir?
18 Haziran 2018
Psikoterapiye Gitmek Istiyorum - Klinik Psikolog Nişantaşı
“Bir Psikoloğa Gitsem mi?” Psikoterapiye Gitmek veya Gitmemek…-2
17 Temmuz 2018
Bir Psikoloğa Gitsem mi?

“Bir psikoloğa gitsem mi?” sorusu ilk defa zihnimize düştüğü anda, bir klinik psikologla görüşmeye karar vermek genelde gerçekleşmesi zaman alan, zor bir karardır. Tanıdıklarımızdan ve Internet’ten isimler araştırırız, numaralar buluruz, ancak çoğu zaman çalışmak istediğimiz psikoterapisti arayamayız. Aradığımızda da, ilk telefon konuşmasında çalışmak istediğimiz kişiden bilgi aldıktan sonra bile bir psikoterapi görüşmesi yapmak konusunda yan çizebiliriz. Çoğu durumda, insanlar ilk psikoterapi görüşmesinden sonra bile psikoterapiye gitmek konusunda rahat hissetmezler. İnsanların psikoterapiye bir şans vermeyi ertelerken ya da tümden reddederken öne sürdükleri birkaç nedeni sizler için bu yazıda inceledik.

  1. “Psikoterapiye gitmek bir zayıflık göstergesidir.”

Psikoterapiye GitmekHiçbir sebep bunun kadar doğrudan uzak olamaz. Sorunları saptamak ve acı verici hisleri sorgulamak bir zayıflık belirtisinden ziyade, olgunluğun ve cesaretin göstergesidir. Psikoterapiye gitmek, bizi bunaltan düşüncelere bir anlam vermek ve hayatımızdaki sorunları çözmek için atılan ilk adımdır.

  1. “Psikoloğa deliler gider. Ben deli değilim.’”

Bir psikoloğa gitmek konusunda artık zamanımızda öne sürülebilecek en gerçek dışı sebep belki de budur. Ruh sağlığının tabu olduğu ülkelerde, bir ruh sağlığı hizmeti almak delilikle eşdeğer tutulabilir. Ancak günümüz Türkiye’sinde artık bu algı belediye ve devletin açtığı psikoterapi ve psikolojik danışmanlık merkezleri sayesinde toplumun genelinde bir nebze yıkılmıştır. Psikoterapiye gitmek veya bir psikologla görüşmek artık ülkemizde hem somut hem de algısal olarak daha ulaşılabilir hizmetler halini almıştır.

Psikoloğa giden bazı kişiler mutsuz olmaları nedeniyle ‘hasta’ hissederler, ama psikoloğa gitmek için illa ki ağır hasta ya da işlevsiz hissetmeniz gerekmez; iç dünyanızda bazı düşüncelere saplanıp kalmış da olabilirsiniz. Psikoterapi, bir durumun üstesinden kendi başınıza gelmeye çalıştığınızda ancak ne yaparsanız yapın stratejileriniz işe yaramadığında size destek olur.

Bir başkasından yardım isteyebilmek, hele ki zihinsel ve ruhsal bir sıkıntıya dair, bir olgunluk, farkındalık ve içgörü sahibi olma belirtisidir.

  1. “Psikologla ne hakkında konuşacağım?”

Bir Psikoloğa Gitmek IstiyorumPsikoterapi görüşmesinden önce ne hakkında konuşacağınızı net olarak bilmeniz gerekmez. Klinik psikoloğunuzla ilk görüşmeniz, birer değerlendirme görüşmesidir. Bu süreç içinde, psikoloğunuzla birlikte terapide gelişebileceğini düşündüğünüz konuları veya üzerine çalışmak istediğiniz konuları konuşursunuz. Terapistiniz size bu alanları bulmanızda ve bunları nasıl görüşmenin yararlı olacağı konusunda yardımcı olacaktır. Bu ön değerlendirme sürecinde, ergenler ve gençler sıklıkla akademik performans, ilişkiler, hayattaki mücadeleler ve değişikliklere adapte olmak, stres yönetimi ya da branş seçimi gibi sorunları tartışırlar.

  1. “Dertlerimi istediğim zaman bir arkadaşımla görüşebilirim. Ancak tanımadığım biriyle dertlerimi konuşmanın nasıl yardımcı olacağını anlamıyorum.”

Arkadaşlarımız tabii ki bize destek ve empati sunabilirler, ve bu genelde zor zamanları daha hafif atlatmamıza destek olur. Ancak, terapideki ilişki çok önemli bir yönde farklıdır. Arkadaşlıkta iki insanın ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Arkadaşlıklar dinleme ve paylaşmanın karşılıklı değiş tokuşunu kapsar. Psikoloğunuzla olan ilişkinizde ise, psikoloğunuz sizi kapsayan kişidir, ve hiyerarşik yapıda denk bir pozisyonda değilsinizdir. Hele ki, kendi psikoterapi veya psikanaliz süreçlerinden geçmiş bir psikolog, sizi en zor yanlarınızla kabul edecek, ve yaşadığınız zorlukları bir daha tekrarlamamanız üzere size destek olacaktır.

  1. “Yalnızca konuşmanın bir yararı olacağına inanmıyorum.”

Psikoloğa Gitsem mi?Aslında konuşmak çok yararlı olabilir. Size değer veren ve yargılayıcı olmayan biriyle bir şey tartışmak, düşünce ve fikirlerimizi kendimize saklamamızdan kaynaklanan duygusal baskıyı azaltmaya yardım eder. Ama terapi konuşmaktan çok daha fazlasıdır. Terapi, bize kim olduğumuzu ve etrafımızdaki dünyayla nasıl bir ilişki kurduğumuzu anlamamız için bir çerçeve sunar. Terapide, tecrübemizin daha önce farkına varmamış olabileceğimiz yönlerine odaklanırız. Bu problemlerimize farklı açılardan bakmamıza ve bu sayede onları çözmek için yeni yollar bulmamıza yardımcı olur.

Çeviri: Bengisu Diri

Editör: Uzm. Klnk. Psk. Ayşe Canan Altındaş

Kaynak: Gustavus

Kapak Görseli: The New York Times

Yazı Görselleri: Chihyan Jan via Behance.net

 

Facebook Yorumları
Bengisu Diri
Bengisu Diri
17 yaşındayım, lise son sınıf öğrencisiyim. Kitap okumak, yemek yapmak ve müzik dinlemeyi seviyorum. Kendimi bildim bileli insanlarla konuşarak sorunlarını dinlemek, eğer elimden geliyorsa onlara yardım etmek hep hoşuma gitmiştir. Meslek seçimi konusunda kafam hep karışık olsa da bu sene bir karar verdiğimi hissediyorum. Eğer yeterince çaba gösterip başarabilirsem, psikoterapist olmak istiyorum.

1 Comment

  1. […] mesele bu.” diyebiliriz. Ancak sıklıkla, kişilerin seçimi psikoterapiye gitmemek oluyor. İlk yazıdan sizler için devam […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.