Sünnetin Psikolojik Etkileri
Erkek Çocuklarında Sünnetin Psikolojik Etkileri Nelerdir?
27 October 2016
Oyun Terapisi Nedir?
Oyun Terapisi’ni Tanıyalım: Oyun Terapisi Ne Değildir?
08 November 2016
Çocuğum Çok Agresif Ne Yapmalıyım?

 

Özellikle okulların başlamasının 3. ayına girdiğimiz şu dönemde, bazı anne-babalar çocuklarının diğer çocuklar kadar uyumlu olmadığını, agresif davranışlar gösterdiğini ve hatta bazen diğer çocuklara şiddet uyguladığını gözlemleyecekler ve öğretmenlerinden duyacaklardır. Anne ve babalar için çocuklarının sınıfında diğer çocuklarla uyum içinde olmadığını gözlemlemek acı verici olabilir, ve psikolojik danışmanlık merkezlerine veya psikoterapiye şu sorular ile başvurabilirler: “Çocuğum çok agresif, ne yapmalıyım?” “Çocuğum başka çocuklara şiddet uyguluyor.” “Çocuğum çok hırçın.” Bu yazıda madde madde sizler için agresif davranışlar gösteren çocuğunuzla başa çıkmanız için öneriler sunduk.

12 Maddede “Çocuğum çok agresif, ne yapmalıyım?

Çocuklarındaki agresyonu yönetmek için ebeveynlere yönelik öneriler:

Ebeveynler damgalama olmaksızın çocuklarındaki agresyonu ılımlı bir tavırla nasıl başka bir alana kanalize ederler? Bunun kesin bir reçetesi elbette yok. Ancak aşağıdaki 12 öneri bu durum hakkında size yol gösterici olabilir. Dilerseniz hep birlikte bu 12 öneriye göz atalım.

1- Çocuğunuza sınır koyun. 

Çocuğunuz sevgi ve ilgiyle büyür. Bu sevgi ve ilgi konusunda ona rehberlik edeceğinizi daima aklınızda bulundurun. Sevildiğini hisseden çocuklar anne babalarının rehberliklerine olumlu yanıt verirler. Ancak bazı kısıtlamalar da çocuğunuzun gelişimi açısından önemlidir. Onun iyi yönde gelişimi için çocuğunuzun bazı isteklerine makul kısıtlamalar koymak ona beslediğiniz sevginin bir parçasıdır. Kendi içinizde kurallara dair net olmanız ve engelleyen de olsa istikrarlı bir duruş sergilemeniz çocuğunuzun duygusal gelişiminde önemli bir rol oynayacaktır.

Örneğin;

Çocuk: “Bu oyuncağı bana alın.”

Anne: “Hayır bu oyuncağı sana alamayız.”

Çocuk: “Neden?”

Baba: “Henüz yeni bir oyuncak aldık ve her ay bir oyuncak alıyoruz.” Bu son söylediğiniz konuda da istikrar gösterin.

2- Çocuğunuzda agresif davranışları neyin tetiklediğini anlamaya çalışın.

Çocuğum okulda uyumlu değil.Onu neyin kızdırmış olabileceğine yönelik soruları daima kendinize sorun. Belki sizin belki de bir başkasının davranışı ya da bambaşka bir durum bu agresyona yol açmış olabilir. Belki de sadece oldukça yorgundur veya kendini fiziksel açıdan iyi hissetmiyordur. Çocuğunuzun aniden oluşan ve ısrarlı istekleri karşısında çoğunlukla yanıtınız olumsuz olur. Çocuklar fiziksel aktivite ya da oyuncak gibi isteklerinde olumsuz cevap aldıklarında ya da mevcut durumda isteklerini yapamadıklarında genellikle agresif davranışlara neden olan hayal kırıklığı ve öfke duyguları üretirler. Ayrıca, zaten duygusal zorluklar çeken çocuklar için, ayrılık süreçleri (Örneğin, okula giderken evden ayrılma, okulun son saatlerinde okuldan ayrılma), bir nevi geçiş dönemleri, çocukların sıklıkla agresyon gösterdiği zamanlar olabilir.

Çocuklarda agresyonu tetikleyen faktörler:

  • Geçiş süreçleri (bir yerden ayrılma, örn. ev, okul, tatil mekanı)
  • Ani değişiklikler (öğretmen değişimi, anne-babanın evleri ayırması, başka bir yere taşınma, kayıp, kaza)
  • Evin içinde veya aile içinde dinlendiği ve anlaşıldığı bir alan tanınmaması. Örn. çocuğa hiç söz hakkı vermeme, cezalandırıcı uygulamalara başvurmak, çocuğun diğer kardeşler önünde aşağılanması
  • Şiddete (duygusal, fiziksel) maruz bırakmak.

3- Çocuğunuz hakkında bildiklerinizi kullanın.

Çocuğunuzun mizacı hakkında bildiklerinizi kullanın. Çocuğunuzun günlük ritmi, tercihleri, hassasiyetine göre kendi davranışlarınızı şekillendirin. Örneğin, onun hasta ya da kızgın olduğunu biliyorsanız günün ilk saatlerinde suyuna gitmeye çalışın. Ya da çok yorgun veya aç olduğunda keyifsiz olduğunu biliyorsanız öncelikle bu durumları gidermeye yönelik eylemler gerçekleştirin. Bu sizin onu anladığınıza dair bir güven oluşturacaktır. Böylece agresyonun şiddeti azalacak, ilişkide karşılıklı birbirini anlama artacaktır.

4- Çocuğunuza karşı açık olun.

Çocuğumla nasıl konuşmalıyım?

Çocuğunuzla konuşurken yukarıdan bir tavır takınmak onunla ilişkinizi düzeltmek için yapıcı bir durum sağlamayabilir.

Çocuğunuzla yapabileceği veya özel bir durumda yapamayacağı davranışlar hakkında konuşun. Ancak bu konuşmanın bir konferans havasında olmamasına dikkat edin. Çocuğunuz ne söylediğinizden ziyade nasıl söylediğinize odaklıdır. Yani ses tonunuzdan memnuniyetinizi ya da kızgınlığınızı anlayabilir. Yapmasını istemediğiniz davranışlar  hakkında net bir tavır takınmayı denemeniz oldukça önemlidir. Bununla birlikte uzun konferanslar veya iddialı öngörüler de amacınızı baltalayacak hareketler olacaktır. 3 yaşındaki kızınıza iki hafta televizyon izleme yasağı koyduğunuzu söylediğinizde bunun acısını belki küçük erkek kardeşinden çıkarmaya çalışacak belki de bu öfkeyi kendine yöneltecektir. Çünkü henüz bu durumun nedenini anlayacak ve kendi kontrolünü sağlayabilecek bir yaşta değildir. Ayrıca böyle bir durumda davranışın sebebine yönelik iyi bir gerekçe de vardır: “Kardeşime vurdum; çünkü öfkeliydim.” Doğru ve etkili bir ifadeyle yaptığı bu hareketin yanlışlığını ifade etmelisiniz. Bu konuda tutarlı olmanız oldukça önemlidir.

Örneğin:

Anne: “Kardeşine neden vurdun?”

Çocuk: “Çünkü beni kızdırıyordu.”

(x)Bunu yapmayın:

Anne: “3 hafta televizyon izlemeyeceksin.” ya da

Anne: “Sana kaç kere söyledim. Ne kadar yaramaz bir çocuk oldun sen böyle? O senden küçük!”

Yapılan davranışla, verilen ceza arasında hiçbir bağlantı kurmadınız. Ve çocuğunuzun kardeşine neden vurduğunu iyice anlamadan cezaya başvurdunuz.

Şöyle bir yaklaşımınız olabilir:

Anne: “Seni çok kızdırmış olabilir. Ancak sen ondan büyüksün ve güçlüsün. Öyle olmasa bile birine şiddet uygulaman hem onun fiziksel olarak canını yakar, hem de duygusal olarak incitir. Bir daha seni kızdırdığında, bana söylemeyi dene. Ben bir çözüm bulmaya çalışayım.”

5- Çocuğunuzu, onu huzursuz etmeden, izleyin, gözlemleyin.

Çocuğunuz başka çocuklarla oynadığında çok fazla etrafta dolaşmamaya gayret ederek onu gözlemlemeye çalışın. Oyun esnasındaki koşma ve itişmelerini ayrıca oyuncaklarını takip etmesi ve paylaşımını gözlemleyin. Çocukların birbirleriyle olan bu mücadele alanı gözlem için oldukça elverişli bir alandır ve bu alana çoğunlukla bir hakem gerekir. Bununla birlikte müsaade edildiğinde çocuklar kendi aralarında anlaşarak da işleri yoluna koyabilir. Tabii ki yaş bu konuda önemli bir ölçüttür. Hangi yaş çocuğu olduğuna göre bu durum değişkenlik gösterecektir.

6- Çocuğunuzu yönlendirin.

Çocuğunuzla sakin bir biçimde konuşun

Çocuğunuzu sakin bir biçimde yönlendirin.

Çocuğunuz agresif davranmaya başladığında ve bu durum sizin için de hoşnutsuz bir hale geldiğinde davranışı durdurun ve ona dikkatini çekecek başka bir şey verin. Bu yeni bir aktiviteye başlamak için bir teklif olabilir. Ya da agresif duygularını yönlendirebileceği belki bir yerde ona rehberlik edebilecek birilerini ziyaret etmek, oyuncak oynamak veya hayvanlarla ilgilenmek de olabilir. Evinizde bir köşeyi bir yastık ya da vurulacak herhangi yumuşak bir araç yardımıyla deşarj köşesi olarak belirleyebilirsiniz. Örneğin, çocuğunuz öfkelenmeye başladığında ona “Eğer kendini öfkeli hissediyorsan git ve yastığı yumrukla; ancak köpeğe vuramazsın ya da masayı çekiçle zedeleyemezsin.” deyin. Böyle bir fırsatın verilmesi çocuğunuzun agresif duygularının deşarj olmasına yardımcı olur aynı zamanda çocuğunuz bu tür eylemler için belirli bir yer ve zaman çerçevesinin de farkında olur.

7- Çocuğunuza rehberlik edin.

Çocuklar arasında anlaşmazlık olduğunda bazı zamanlarda yol gösterici olmak gerekir. Örneğin, çocuğunuzun yaşı yeteri kadar büyükse çatışmayı önlemek veya onu çözümlemek için kullanabileceği birkaç kelime öğretebilirsiniz. Bu şekilde 2 yaşındaki çocuğunuz oyuncağı elinden alındığında arkadaşını itmek ya da ağlamak yerine oyuncağını bırakmadan “O benim.” veya “Hayır.” diyerek çatışmayı önleyebilir. Çocukların fiziksel saldırı veya misilleme yerine çatışmaları çözümleme yolları hakkında yetişkinlerin özel önerilerine ihtiyaçları vardır.

8- Çocuğunuzla konuşun.

Çocuğunuzun konuşma becerisi gelişmişse onunla öfkesi hakkında konuşun. Öncelikle neye kızmış olabileceği hakkında tahminler yürütün. Çocuğunuz sizinle öfkesi hakkında konuşmak istemiyorsa onunla yapıcı şekilde diyalog kurmak yararlı olacaktır. Örneğin: “Şu anda Deniz ile oyun oynamaya gidemediğin için kızgın olduğunu tahmin ediyorum ve nasıl hissettiğini anlayabiliyorum. Ancak bu saat oyun oynamaya gitmek için oldukça geç.” Bu diyaloglar onun belki de dillendiremediği öfkesini dile getirebildiği için yararlı olacaktır.

9-  Çocuğunuzun öfkesi hakkında onun kafasını karıştıran mesajlar vermemeye çalışın.

Çocuğunuz agresif davranışlar içerisinde değilken ona ‘Vurma!’ ya da ‘Kibar ol!’ gibi ifadeler kullanırsanız bu onun için son derece kafa karıştırıcı olacaktır. Böylesi yersiz kullanılan söylemler çocuğunuzun kendini kontrol etme becerisinin gelişimine de ket vuracaktır.

10- Çocuğunuza rol model olun.

Aile içi kavga

Aile içinde sıkça kavga edilen bir ortam, çocuğunuzun içindeki şiddeti tetikleyen bir model olabilir.

Ailenin davranışlar ve özellikle agresyon yönetimi için son derece önemli bir rol model oluşturduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ailenizde kaotik bir tartışma ve kavga ortamı mevcutsa, fiziksel şiddet varsa ve özellikle de çocuklarınızı buna maruz bırakıyorsanız, hem çocuklarınızın sağlıklı gelişimi adına, hem de aile için şiddetin bir suç olduğunu bilerek, bunu durdurmalısınız. Bunun gibi bir aile ortamı, sadece çocuğunuz değil, ailedeki tüm bireyler için yıkıcı etkileri olacaktır.

11-  Fiziksel cezalandırmalardan sakının.

Fiziksel cezalandırmanın çocuğunuzda yaratabileceği olumsuzluklar hakkında etraflıca düşünün. Çocukların başka çocuklara saldırılar ve dik başlı olmaları çok kolayca yetişkinlerin kendi içindeki öfkesini kullanmasına teşvik edebilir. Ancak, çocuğunuza şiddet uyguladığı için geri şiddet uygulamak, sadece şiddet döngüsünü pekiştirecektir. Şunu da unutmayın ki, çocuğunuzun şiddet uygulamasının bir sebebi, sizden alacağı tek gerçek ilginin bu yolla olması olabilir. Dolayısıyla, agresif davranan bir çocuğa yanıt, daha yoğun agresyon olmamalı. Aksine, olan biten hakkında düşünmek için bir ‘Time-Out’ (ara) alınmalı ve alan açılmalı.

12- Sabırlı olun ve çocuğunuza zaman verin.

Çocuğunuzu anlamaya çalışın

Çocuğunuzun gösterdiği şiddet aslında altında büyük bir kırılganlığın yattığının da göstergesidir.

Çocuğunuzun diğer kişilerle sevgi ve uyum içinde yaşaması zamanla gerçekleşebilecek bir durumdur. Çocukların uyum sağlama konusunda her zaman inişli çıkışlı durumları olacaktır. Aynı dalgalanmalar zor şartların olduğu dünyaya uyum sağlama çabasında çekingenlik konusunda da olacaktır. Ebeveyn olmanın zorluklarını ve keyfini  birarada yaşarken bu tür problemlerin gelişim için itici bir güç olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız. Bu agresif enerjileri başka bir alana kanalize etmek çocuğunuzun büyümesi ve gelişimi açısından son derece hayati önem taşır.

Yazar: Psk. Eda Erdivanlı

Editör: Uzm. Klnk. Psk. Ayşe Canan Altındaş

Kaynak: ZeroToThree

Facebook Yorumları
Eda Erdivanlı
Eda Erdivanlı
2012 yılında girdiğim İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2016 yılında mezun oldum. Küçük Şeyler Anaokulu Suadiye Şubesi'nde 4 yaş grubu çocuklarla gönüllü olarak çalıştım. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki stajımı 2015 yılında tamamladım. Lisans hayatımın son yılında Gelincik Çocukevi'nde gönüllü olarak 5 yaş grubu çocuklarla ilgilendim. Tiyatro ve edebiyat hevesle ilgilendiğim alanlardır. Şu anda Pavlov's Partner'de stajyer olarak çalışmakta ve yüksek lisansa hazırlanmaktayım.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Sizi Haberdar Edelim

Subscribe to our mailing list

* indicates required