Yalan Çeşitleri Nelerdir
Yalan Çeşitleri Nelerdir? Beyaz Yalan’dan Küstah Yalan’a…
19 Nisan 2019
İlişkide Vücut Dili - Prens Charles ve Prenses Diana
Ilişkilerde Vücut Dili – Karşı Tarafı Vücut Hareketlerinden Nasıl Analiz Ederiz?
28 Nisan 2019

23 Nisan 2019 – Çocukluk, Çocuk Hakları ve Özgürlükler

23 Nisan 2019 Kutlu Olsun!

23 Nisan 2019 – Çocuk Hakları ve Özgürlüklerine Dair Sembolik Bir Bayram

23 Nisan, çocukların kutlama yaptıkları, ve mecliste ve diğer üst makamlarda yetişkinlerin yerine geçtikleri bir günün olması ötesinde, yetişkinlerin de çocuklar için neler yaptığını, çocuk hakları ve özgürlüklerini ne kadar koruduklarını tarttıkları bir gün olması gerekir. Bu yazıda kısaca, çocuk ve çocukluk nedir, ve değişen eğitim sistemi ve genel hayat düzeni çocukların gelişimini nasıl etkilemekte, bunları işleyeceğiz.

Çocuk Ne Demek? Çocuk Kelimesinin Etimolojik Kökeni

Etimolojik olarak ‘çocuk’ kelimesi Latince’de “konuşamayan” anlamına gelen ‘infant’ kelimesinden gelir. Romalılara göre ise, bu terim çocuğun doğduğu andan 7 yaşına gelmesine kadar olan süreçtir.

‘Çocuk’ kavramı kültürden kültüre nesilden nesile değişmeye devam etmiş ve en sonunda doğumdan yetişkinliğe kadar olan süre için kullanılmaya başlanmıştır.

Çocuk Ne Demek? Çocuk Kelimesinin Etimolojik KökeniÇocuk Hakları Sözleşmesi ile de çocuklar hakları ve itibarı olan bir varlık olarak kabul edilmiştir. Çocuğu karakterize eden şey, yaşça genç oluşu ve kırılganlığıdır. Aslında, büyümekte olan bir çocuğun, kendisini korumak için herhangi bir aracı yoktur. Bu nedenle, çocuk, özel bir ilginin ve korumanın hayat bulduğu bir varlıktır; ve ebeveynleri ve yakınları tarafından haklarının korunmaya ihtiyacı vardır.

Çocukların gelişimi ve hakları incelendiği zaman önemli konulardan bir tanesi de özgürlük oluyor. Bu noktada yapılan araştırmalardan, özgürlüğün çocuklar üzerindeki etkisinin ne  kadar büyük olduğunu söyleyebiliriz. Araştırma sonuçlarına göre, çocuklarda ciddi ruhsal bozukluklar ve çocukların özgürlüklerinde düşüş arasında ciddi paralellikler var. Depresiflik ve kaygı problemi yaşayan genç nesil sayısında 1950’lere oranla 8 kat artış görülmekte. Okul çağındaki çocuklarda intihar etme oranı ise 6 kat daha fazla. Bu durumda, çocukların özgürlüğündeki düşüşün nedenlerini şöyle ele alabiliriz:

  1. Çocukların Eğitimi

Zorunlu eğitim sistemi, çocukların özgürlüğünü kısıtlayan bir yapı olarak ele alınabilir. Elbette, çocuklar okula giderek eğitim alacaklar, ancak bu yapının gitgide daha sert kurallarla bezenmesi ve çocukların oyun ve serbest zaman alanlarının daha küçük yaşta zorunlu kılınan ödevler ve sınavlarla daraltılması, çocukların eğitiminin yapıcı mı yoksa, çocukların gelişiminin farklı boyutlarını kısıtlayıcı bir hale gelip gelmediğini sorgulatıyor. Bu durumu tetikleyen bazı gelişmeler ise şöyle:

Çocuk Hakları ve Özgürlükleri Nelerdir?a- Okula başlama yaşının gitgide erkene çekilmesi: Türkiye’de çocuklar 66 aylıktan itibaren (5.5 yaş) okula başlayabiliyorlar. 5.5 yaşındaki bir çocuğun, halen oyun çağında olduğu unutulmamalıdır. Yaşla ilgili konu sadece okula başlamada değil, okul düzeninin gerekliliklerini yerine getirmede de sorunlar yaratmaktadır. Bunlar da:

b- Yemek aralarının ve teneffüs sürelerinin azaltılması, çocukların yeteri kadar sosyalleşme ve oyuna yer ayıramaması ve dinlenememesine neden oluyor. Halen oyun çağında olan, ve sosyalleşmek için anne-babanın referansına ihtiyacı olan 5.5-6 yaşlarındaki bir çocuk için, aralar ve teneffüsler de çok zor zamanlara dönüşüyor.

c- Sayıca oldukça artırılan ödevler ve sorumluluklar, eve dönüldüğünde de, çocukların oyun zamanlarını kısıtlayıcı ve ödevlerin tamamlanması için, haklı olarak diğer çocuklara nazaran çocuklarının geride kalmasını istemeyen anne-babalar tarafından ödev yapma konusunda baskıların arttığı bir ortama dönüşüyor. Okulda zaten yeterince özgür olamayan çocuklar, maalesef okul sonrasında da evlerindeki oyun zamanlarında ve anne-baba ile serbest vakit geçirme dönemlerinde azalma ile karşılaşıyorlar.

2. Çocukların Değişen Düzeni

Ülkemizde 2000’lerin başına kadar, çocuklar okul dışındaki zamanlarda dışarıda arkadaşlarıyla oynayıp, etraflarında yetişkinlerin olmadığı bir ortamda vakit geçirebiliyor iken şu anda bu durum oldukça farklı. Hızlı şehirleşen ve endüstriyelleşen kentler, ne sokakta ne de parklarda güvenli bir ortam sunuyorlar. Geçimşte, sokak aralarında top oynayan, parklarda serbest hareket eden çocuklar, okulda öğrenemeyecekleri birçok farklı yeteneği keşfedip, bu konuda pratik yapabiliyorlardı.

Serbest Oyun Alanında Kazanılan Beceriler:

Çocuklar İçin Serbest OyunBu beceriler, gelecekte de çok değerli olacak,

  • kendi kendilerine sorun çözmeyi öğrenme (sorun çözebilme/problem-solving)
  • duygularını kontrol edebilme (duygularını kontrol edebilme/self regulation)
  • arkadaşlarıyla paylaşımda bulunabilme (paylaşma ve takım olarak hareket edebilme/ sharing & teamwork)
  • kendi kendilerine oyun ve etkinlik üretebilme (yaratıcılık/creativity) gibi birçok sosyal ve kişisel yönden gelişimlerine pozitif etkileri olacak yeteneklerdir. Bu ortamlarda oluşan güven, onların depresyon, kaygı, endişe ve intihara meyil gibi sorunlarına karşı kendilerini güçlendirmelerinde yardımcı olur. Ancak şimdilerde, çocuklar dışarıda oynayamıyorlar, ya da onları yöneten ve koruyan biri olmadan dışarı çıkamıyorlar. Bu da onların bu becerileri kazanmak için gereken serbest çevreden yoksun kalmaları anlamına geliyor. Değişen düzenin maalesef ki çocuk gelişimi üzerinde negatif bir rolü oluyor.            

23 Nisan 2019 Yetişkinler İçin Farkındalık Günü

Çoğu zaman sistem dahilinde gelen bu değişiklikler, onların iyi değişiklikler olduğu yönünde bir yanılgıya sebep oluyor. Farkında olmadığımız bu sorunlar maalesef ki çocukların mutluluklarını, savunma mekanizmalarının gelişimini, ve özgür ve yaratıcı bireyler olarak gelişimini olumsuz etkiliyor. Bu noktada atılabilecek önemli adımlardan bir tanesi ise onların yetişkinler tarafından sürekli kontrol edilmedikleri, düşünmelerine ve biraz özgür hareket etmelerine izin verildiği durumlarda daha mutlu, daha sağlıklı bireyler olduklarını kabul etmek.

Yazar: Zeynep Özen

Editör: Ayşe Canan Altındaş

 Görseller: The Day That A Ran Away (Çocuk Kitabı), Lenny Wen via Behance.net

Facebook Yorumları
Zeynep Özen
Zeynep Özen
Ben Zeynep ÖZEN. 21 yaşındayım,1997´de Gölhisar´da doğdum. İlkokulu Fethiye´de, ortaokulu Antalya´da okudum. 2015 yılında Antalya Erünal Sosyal Bilimler Lisesi´nden mezun oldum. Şu an Koç Üniversitesi´nde tam burslu İngilizce İşletme bölümü 3. Sınıf öğrencisiyim. Güz 2017 döneminde Psikoloji ile Çift Anadal Programı´na başladım. 2016 yaz döneminde 1 ay boyunca Güral Premier Hotels&Resorts´da İnsan Kaynakları stajyerliği yaptım. Koç Üniversitesi´nde Work-Study kapsamında Öğretim Asistanlığı ve yeni gelen öğrencilere Mentorluk yaptım. Şu an Pavlov´s Partner´da staj yapmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Wordpress Social Share Plugin powered by Ultimatelysocial