Histeri Üzerine Ilginç Psikolojik Bilgiler

Kum Terapisi Nedir?
Kum Terapisi Nedir? Kum Oyunu’nun Terapideki Yeri
20 Temmuz 2015
Üniversite Yerleştirme Sonuçları Açıklandı!
Üniversite Yerleştirme Sonuçları Açıklandı
04 Ağustos 2015

Histeri Üzerine Ilginç Psikolojik Bilgiler

Histeri Nedir? Histerinin Tarihçesi?

 

Sigmund Freud’un Joseph Breuer ile birlikte tedavi ettiği Anna O lakaplı ilk hastası, birçok bedensel şikayetten muzdaripti: Ciddi öksürükler, vücudunun sağ tarafında hissizlik, görme ve duymada sorunlar, sık sık bilinç kaybı ve de halüsinasyonlar… Breuer’in Freud’la birlikte hipnoz yöntemiyle tedavi etmeye çalıştığı Anna O’ya histeri teşhisi konmuştu. O dönemin Avrupa’sında oldukça üstüne dikkatleri çekmiş olan ve psikanalizin de gelişiminde katkısı bulunan histerinin tarihçesini daha dikkatle inceleyeceğiz.

Histeri Nedir ve Histerinin Tarihçesi

Histeri ve CadılıkHisteri aslında belki de tıp tarihinde en uzun geçmişe sahip, Hippokrates’in bile tanımlamaya çalıştığı psikolojik rahatsızlıklardan biri. Histeri kelimesi, Latince ‘rahim’ anlamına gelen histeron kelimesinden türemiş olup, 16. yüzyıla kadar histeri, uterus (veya rahim) kaynaklı bir hastalık olarak görülmüştür. İlk zamanlarda, histeri rahatsızlığından muzdarip olduğu düşünülen kadınların rahimleriyle ilgili ciddi problemleri olduğu, ve de rahimlerinin vücutlarında serbestçe dolaştığı düşünülmüştür. Rahimin serbestçe dolaşmasından dolayı, bu kadınların saldırganlaştığı, bayılmalar geçirdiği, ve de rahimin dolaştığı bölgelerde hissizlik yaşandığı öne sürülmüştür. Hatta ve hatta eski çağlarda histerinin tedavi yöntemlerinden biri olarak hamilelik öneriliyordu, çünkü hamile kalan kadının vücut sıvılarının (ve dolayısıyla rahim içi sıvısının) dengeleneceğine inanılıyordu.

Histeri ve Cadılık

Cadı olduğu düşünülen birçok kadının yakıldığı Orta Çağ döneminde, histeri hastaları da doğaüstü güçlere sahip olduğu düşünülerek yakılıyordu. İlginç olan ise, Salem Cadı Mahkemeleri gibi toplulukların büyük bir galeyana gelip, kadınları ‘cadı’ olarak yargıladıkları döneme bugün baktığımızda, bu toplumların psikolojisini tanımlamak için “toplu histeri” tamlamasını kullanıyoruz.

Histeri ve 19. yüzyıl Avrupası

Histeri Nasıl Tedavi Edilir?

Charcot, daha sonraları hipnozun getirdiği sansasyonel ilginin hipnozun bilimsel yanını körelttiğine inandığını düşünecektir.

19. yüzyıla gelindiğinde ise, Fransız bir nörolojist ve anatomik bilimleri çalışan bir doktor olan Jean-Martin Charcot‘nun, histerinin sadece kadınlara has bir hastalık olmadığını söyler. Bu, histerinin tanımlanmasında çığır açacak bir görüştür. Charcot, yanda resmedildiği gibi Dünya’nın birçok yerinden gelmiş doktorlara histerinin hipnozla tedavisini canlı olarak gösterir. Hatta bu oturumlara katılan Sigmund Freud, Charcot’nun yönteminden çok etkilenir. Bir süre Fransa’da onunla birlikte çalıştıktan sonra, öğrendiklerini uygulamak için Viyana’ya geri döner. Freud da Viyana’da ilk hastalarını, Charcot’nun tanımına uyar şekilde histeri hastaları arasından çeker. Ancak her ne kadar Charcot histerinin sadece kadınlara has bir hastalık olmadığını savunsa da, Freud’un da hastalarının çoğu kadındır.

Günümüzde Histeri

Histerik Kadınlar Ne Yapar?Günümüzde DSM’nin belirlediği psikiyatrik ve psikolojik tanımlamalara göre, histeri bir döndürme/dönüştürme (konversiyon) bozukluğudur. Yani, organik bir sebebi olmadan kişi bir takım nörolojik rahatsızlıklar yaşar: hissizlik, paraliz, körlük gibi. Bu tarz bozukluklar genelde bir travma veya kayıp sonucunda psikolojik stresin vücutta yansıma bulması olarak yorumlanır. Histerik / histrionik kişilik bozukluğu ise, psikanalitik literatürde yerini bulur. Bu kişilik bozukluğunun tanımında kişinin sürekli olarak ilgi çekmeye çalıştığı ve/veya baştan çıkarıcı davranışlarda bulunduğu; bu davranışları sergileyecek kültürel ve toplumsal elverişliliği bulamadığında ise, vücudunda belirtiler verdiği ve bayılmalar geçirdiği gözlemlenir. İlginç olan ise, Türkiye’de histerik /histrionik kişilik bozukluğu, Türkiye’deki kadın popülasyonunda %5.6 oranıyla, Dünya’daki en yüksek oranlardan biridir (Deveci et al, 2007).

Herkese kendi histerik duygulanımları ve davranışları üzerine düşündüğü günler dilerim,

Psk. Ayşe Canan Altındaş

Kaynak: Histeri üzerine seminerlerden kişisel notlar & Wikipedia

Facebook Yorumları
Ayşe Canan Altındaş
Ayşe Canan Altındaş
Washington University'de Psikoloji ve Ekonomi lisansımı tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndüm ve yurtdışı eğitim danışmanlığı sektöründe bir süre çalıştım. Bilgi Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı'mı tamamladım. Şu anda İstanbul'daki ofisimizde uzman klinik psikolog olarak ve Amerika'ya üniversite ve yüksek lisans başvurularında 6 senelik tecrübemi kullanarak adaylara profesyonel eğitim danışmanlığı hizmeti sunmaktayım. Ayrıca Kent Üniversitesi'nde 2018 Bahar Dönemi'nde Gelişim Psikolojisi dersini vermekteyim. Bana ulaşmak için lütfen sitenin sağ üst köşesindeki sosyal medya veya e-mail butonlarından birini kullanınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Wordpress Social Share Plugin powered by Ultimatelysocial