Anneler Günü'ne Özel
Bir Annenin Doğuşu-2: Bir Anne Büyüyor
16 May 2017
Çok Kaygılı Kişiler
Çok Kaygılı Kişiler’in Başkalarına Farkettirmeden Yaşadığı 10 Durum
07 June 2017
Karne Günü Çocuklara Nasıl Davranılır?
  • Karne günü, liseye giden oğlum/kızım zayıf bir karne getirdi. Onunla karnesi hakkında nasıl konuşmalıyım?
  • Karne günü’nde çocuğumu iyi notları için takdir etmek istiyorum ama büyük bir hediye de almak istemiyorum. Çocuğuma karne hediyesi olarak ne alabilirim?
  • Çocuğumu incitmeden düşük notlarını yükseltmesi için daha fazla çabalaması gerektiğini nasıl izah edebilirim?

Sorulardan anlaşılacağı üzere konumuz karne günü ve  dönem sonu karneleri. Eğitim ve öğretim yolu hem çocuğunuzu hem de sizi oldukça yormuş olmalı. Bir dönemin daha sonuna gelirken son basamakta karnenin evdeki yankılarını dağılmadan tutabilmek olacak. Tamir edilmesi güç dağılmalar (evden kaçmalar, intihar girişimleri, intiharlar) her zaman çok üzücü oluyor. Bu yüzden bu yazıda hem ilişkideki dağılmaları/kırılmaları önleyici hem de aile bireylerini karne gününe hazırlayıcı noktalara değinmeye çalışacağım. (Yazı için görsel arayışına girdiğimde, karşıma çıkan karikatür sayısı bu konunun ne kadar zorlu bir konu olduğunu yeniden hatırlattı).

Karne almak ve sonrası üzerine bir yazı yazmaya karar verince, karnenin sözlük anlamına bakma ihtiyacı duydum. Tanım şöyle: “Okul yönetimince öğrencilere dönem sonlarında verilen ve öğrencinin her dersten aldığı notlarla okula devam durumunu vb. gösteren belge”. İngilizce’de school report yani “okul raporu” olarak kullanılıyor. İyi karne eşittir akıllı ve iyi çocuk, kötü karne eşittir tembel ve kötü çocuk  gibi bir bağlantı var ne yazık ki… Halbuki çocuğunuz notlarından çok daha fazlası… Karnedeki notlar, sene boyunca gösterilen çabanın ve yaşanılan sürecin sadece sayısal çıktısı. Özellikle vurgulamak isterim ki notlar çocuğunuzun zekasını ve kişiliğini göstermez, çünkü karne duygusal zeka, spontanlık, dürüstlük, yaratıcılık, duyarlılık, sabırlılık gibi özellikleri ölçmez.

1. Alınan karnenin neyi temsil ettiği konusunu netleştirmek belki de en önemlisi.

Karne günü, “Karnemiz yine çok iyi.”, “İlk karnemizi aldık.” gibi paylaşımları sosyal medyada sıklıkla görürüz/göreceğiz. Bu paylaşımı çoğunlukla annelerin yapması çarpıcı. Yazının başında dediğim gibi ebeveynler de dönem boyunca çocukları gibi çabalıyor şüphesiz. Ancak ‘karnemiz’ diye kodlayınca ebeveynler farkında olmadan karneyi kendi ebeveynlik başarılarının da değerlendirmesi olarak görebiliyorlar. Karnenin yarattığı olumlu/olumsuz duygular bu yüzden kat be kat fazla yaşanıyor. Tüm bu içsel kargaşanın ve karmaşanın nedeni çoğu zaman ebeveyn (özellikle anne) ile çocuk arasındaki bireysel ve ruhsal alanların henüz ayrışmaması oluyor: “Senin başarın benim başarım.” “Sen benim parçamsın.” “Senin başarısızlığın benim başarısızlığım”. Alanlar iç içe geçtikçe, duygulara mesafe alıp sakinliği korumak, çocuğun duygularını kapsamak da otomatik olarak zor oluyor.

Karne günü çocuğuma nasıl davranmalıyım?2. Ebeveyn olarak çocuğunuzdan akademik beklentileriniz ne kadar gerçekçi?

Ebeveyn olarak bu soruyu kendinize sormanızın, karne olayını ele alışınızı oldukça kolaylaştıracağını düşünmekteyim. Bu soruya paralel olarak “Ben niye akademik başarıyı bu kadar önemsiyorum?”, “Tavırlarım kendi geçmişimle alakalı olabilir mi?”, “Ben çocuğumun yaşındayken karnemi aldığımda/almadığımda neler hissetmiştim ve o zamanki yaşadıklarımın şimdi üzerinde bir etkisi var mı acaba?” soruları karneye karşı oluşan duygu ve düşüncelerinizi değerlendirme fırsatı verecektir.

3. Gökten inmedi bir karne.

Elinizden geldiği kadar çocuğunuzun okul hayatını takip eden bir veli iseniz, gelecek notları aşağı yukarı tahmin ediyor olmalısınız. Durum öyleyse, işiniz daha kolay olacak. Genel değerlendirme olan karne gelmeden önce çocuğunuzla notları hakkında konuşun. Notları hakkındaki tahminlerini, beklentilerini önce kendisine sorun. Sonra kendi düşüncelerinizi dile getirin. Karne aldıktan sonra onu en çok üzen, en çok şaşırtan, en çok mutlu eden şeyin ne olduğunu sorarak karnesi hakkındaki duygu ve düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Sıra size geldiğinde, çocuğunuzun duygu ve düşüncelerinizi katarak bir konuşma yapmanız, çocuğunuzun sizi daha iyi duymasına yardım eder.

4. Ödüllendirme-Cezalandırma meselesi:

Eğer amacınız çocuğunuza, bilme ve öğrenme merakı aşılamaksa, ödüller, cezalar, elinden almalar işe yaramaz: “Hadi çok çalış, karnen iyi olursa sana istediğin o oyuncağı alacağım.” veya “Zayıf bir karne getirdiğin için sana tatil yok.” dediğinizde hedeflenen hediyeye kavuşmak oluyor, öğrenmek geri planda kalır. Durum böyle olunca çocuğunuz her başarısında hediye isteyince, tek kızacağınız kişi o olmamalı, bunu başlatan kim bir düşünelim… Hediye gösterilen çabanın bir getirisi olmalı, hediye illa somut bir şey olmak zorunda değil, samimi şekilde söylenen “Kızım/oğlum bu dönem her şeye rağmen elinden geleni yaptığını gözlerimle gördüm, seninle gurur duyuyorum. Tebrikler”in çok daha akılda kalıcı olacağını düşünüyorum.

Karne günü dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktaları kısa kısa geçeceğim:

  • Karnedeki düşük notların sadece sizi değil, çocuğunuzu da üzdüğünü ve utandırdığını kendinize hatırlatın.
  • Karnedeki notlar hakkında konuşurken değerlendirme söylemleri (iyi iş, mükemmel, zayıf, facia gibi) yerine tanımlayıcı söylemleri kullanmaya çalışın. Notlar için >> “Geçen seneye göre şu notun biraz düşmüş gibi. Sözel derslerde daha çok zorlanmış olmalısın” Öğretmenlerinden gelen gözlemleri de paylaşın.
  • Karneyi değerlendirmeye olumlu sonuçlardan ve gelişmelerden bahsederek başlayın.
  • Eylem ile özneyi ayrıştırın: “Seni seviyorum fakat şu derslere ait notların hoşuma gitmedi.” demek çocuğunuza olan sevginizin değişmediğinin altını çizer.
  • Durumda takılı kalmak yerine çözüm yoluna odaklanın: Cezadan kaçının. Karnesindeki daha düşük notlar için destek alması, ceza yerine bireysel sorumluluğa gönderme yapar. Örneğin, haftada bir gün özel matematik dersi alması, sınıf içinde anlamadığı noktaları dile getirmesi, eksiklikleri kapatması ve gelecek seneye zemin hazırlaması açısından iyi bir opsiyon olabilir.

Son bir hatırlatma: Sonuç ne olursa olsun çocuğunuz çabaladı ve bir tatili hak etti. Öğrenim hayatı boyunca alacağı notların ilişkinizi derinden yıpratmasına izin vermeyin. Neticede karneler geçici, ebeveyn-çocuk ilişkisi ise hep baki…

Uzm. Klnk. Psk. Cansu Torun

Kaynak:

http://www.storknet.com/cubbies/parenting/talking-about-grades.htm

 

Facebook Yorumları
Cansu Torun
Cansu Torun

2007 yılında tam burslu olarak girdiğim İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden, 2012 yılında mezun oldum.
2012-2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Çocuk ve Ergen Klinik Psikoloji programında yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans eğitimimin bir parçası olarak, 2013-2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk ve Ergen Danışmanlık Merkezi’nde çocuk ve ergenlerle psikodinamik yönelimli terapi çalışmaları yaptım. Bitirme projemi, babaların kızlarının psikolojik gelişimindeki etkisi üzerine yazdım. Şu anda Pavlov’s Partner Psikolojik ve Eğitim Danışmanlık Merkezi’nde Uzman Klinik Psikolog ve Çocuk-Ergen Psikoterapisti olarak çalışmaktayım.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Sizi Haberdar Edelim

Subscribe to our mailing list

* indicates required